Share article:
Doğayla iç içe, ekip ruhunu güçlendiren ve unutulmaz manzaralarla taçlanan Aytepe - Kungul Dağı yürüyüşüyle, katılımcılar hem bedenlerini hem zihinlerini yeniledi.

İstanbul’un yoğun temposunu geride bıraktık ve doğayla iç içe keyifli bir yolculuğa çıktık. Huzur dolu bir yolculuğun ardından Aytepe bölgesindeki başlangıç noktamıza ulaştık ve Kungul Dağı parkurunda bizleri bekleyen etkileyici yürüyüşümüze başladık.

Yeni eriyen karların ardından toprağın hâlâ ıslak olduğu, sık bitki örtüsüyle kaplı Kungul Dağı’nda ilerlerken doğanın tüm renkleri bizlere eşlik etti. Yürüyüş boyunca rehberimizden çevremizi saran bitkiler ve ağaçlar hakkında değerli bilgiler edindik. Yaklaşık 1.259 metre yüksekliğindeki zirveye ulaştığımızda ise tüm yorgunluğumuzu unutturan, nefes kesici bir manzara bizleri karşıladı.

Zirveden inişin ardından öğle yemeği için doğayla bütünleşmiş, su kenarında yer alan samimi bir dağ lokantasında mola verdik. Bu keyifli molada hem enerjimizi topladık hem de serin havadan etkilenen yürüyüşçülerimiz için sıcak ve dinlendirici bir ortamda soluklanma fırsatı bulduk.

Yenilenen enerjimizle birlikte Kazandere Köyü’ne doğru uzanan, görsel açıdan son derece etkileyici iniş parkurunda yürüyüşümüze devam ettik. Gün batımından önce parkuru tamamlayarak, doğayla iç içe geçirilen bu özel günün huzuru ve ekip ruhunun verdiği güçle şehre tazelenmiş olarak döndük.